SGK’DAN AYLIK BAĞLATMAK AMACIYLA HİLELİ BOŞANMA

“Mutlu olmak için kazandıklarım, mutluluğumu önlüyor.”

Aziz Nesin

 SGK’DAN AYLIK BAĞLATMAK AMACIYLA HİLELİ BOŞANMA

Sigortalının vefat etmesi durumunda, geride kalan eşi, çocukları ve belirli koşulların varlığı halinde anne ve babası hak sahibi olur. Bu kişilere SGK tarafından belirli şartlarda ödeme yapılır. Eşe yapılan ödemeye dul aylığı, çocuklara yapılan ödemeye ise yetim aylığı denir. Çocukların kız ya da erkek olması bu durumu değiştirmez ancak erkek çocuklar açısından bu aylığı almak için yaş şartı varken, kız çocukları herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmamak veya evli olmamak şartıyla hangi yaşta olduğuna bakılmaksızın bu parayı almaya hak kazanırlar.

Geçmişten beri ana veya babasından ölüm aylığı bağlatmak amacı ile resmi olarak boşanan ancak birlikte yaşamaya devam eden kız çocukları hileli boşanma yolu ile, SGK’dan para alma yoluna başvurmaktadır. Bunun sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2015 yılında ölüm aylığı alan 19 bin 277 kişinin boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığını tespit ederek aylıklarını kesmiştir. SGK, bu kişilerden, haksız yere aldıkları aylıkları da yasal faiziyle geri istemiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan para alabilmek için eşlerinden hileli olarak yani yalnızca kağıt üzerinde boşanmış gibi görünüp gerçekte birlikte yaşamaya devam eden kişileri, bu durumla ilgili olsun veya olmasın herkes ihbar edebilir. Bu kimseler ALO 170’i (Çalışma Ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi) arayarak ihbarda bulunabilecekleri gibi Bimer veya SGK’ya dilekçe yazarak da yapabirler.

Bu ihbar denetmen veya müfettişler tarafından incelenir. Şüpheli eşlerinin bilinen tüm adreslerinde ve çevresinde soruşturma yapılır. Bu soruşturma oldukça kapsamlı olduğundan dolayı bu kimselerin hileli olarak boşandıklarını bilmeyenler veya bilip de bu haksızlıktan rahatsız olan kişiler tarafından mevcut durum açığa çıkacaktır. Bunun sonucunda hileli boşanma SGK’nın denetmeni veya müfettişi tarafından tespit edilir. Sonuç olarak SGK’dan haksız olarak para alan kimselerin aldıkları yetim veya dul aylıkları kesilmekle kalmaz o güne kadar aldıkları tüm aylıkları SGK’ya geri öderler.

Şunu da belirtmek gerekir ki SGK, kendilerine aylık bağladığı kimselere karşı, sırf aylık almak için mi evlenmiyor diye bir araştırma içinde giremez. Yani SGK’dan dul ve yetim aylığı alan herkesin özel hayatı incelenemez. SGK’nın incelemeleri genellikle anlaşmalı şekilde boşanan çiftler yönünden olmaktadır. Bu anlamda hileli boşananların  tespiti için yargıdan da tam destek gelmektedir. Sahte bir şekilde boşanarak aylık bağlatma nitelikli dolandırıcılık kapsamına alınarak bu durumun önüne geçilmek istenmektedir.

Netice itibari ile hileli boşanma ile SGK’dan dul ve yetim aylığı almaya devam edenler haksız bir kazanç elde etmek sureti ile kamu kurumu dolandırılmış olur. Yapılan her türlü uygulama bunun önüne geçme amacıyla gerçekleştirilmektedir.

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ 2013/26282 E., 2013/19447 K.,

Somut olayda; sanıklar resmi nikahlı evli iken, sanık vefat eden babasından yetim maaşını alabilmek için 14.09.1999 tarihinde muvazaalı olarak boşandıkları, ancak aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, SGK’dan maaş almak suretiyle haksız menfaat temin ederek kamu kurumunu dolandırdıkları iddia edilmiş ise de; Mahkeme tarafından mutlak butlanla malul bir karar olduğuna hükmedilmeyen bu nedenle hukuken geçerli olan bir kararla boşandıktan sonra, eşlerin bir arada yaşamasını engelleyen birlikte yaşamanın suç olduğuna dair kanuni bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, eşlerin bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı, nitekim 5510 sayılı Kanunun 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai düzenlemenin bulunmadığı, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gözetilerek, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde, Anayasa, AİHS ve kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, bir isabetsizlik görülmemiştir.

 “Mürekkep Yalamak”

Zamanında bir alim yeni bir kitap yazmak için pek çok kitaptan araştırma yapıyormuş. Araştırdığı kitaplar arasından da zaman zaman not alıp kendisine bir kaynak oluşturuyormuş. Alim uzun süre bu şekilde araştırmalarına devam etmiş ve kitabı yazacak bilgiye ulaşmış.

Kitabını yazarken alimin yanında her zaman bir kalem ve mürekkep olurmuş. Amacı mürekkebi biter bitmez vakit kaybetmemek adına hemen tazelemekmiş. Bu sayede bir an önce kitabını bitirebilecekmiş.

Yine bir gün alim kalemini mürekkebini almış ve yazmaya başlamış. Mürekkebi bittikçe tazeliyor ve yazmaya devam ediyormuş. Kitabı bu şekilde yazarken bir yerde imla hatası yapmış. Ne yapacağını bilemeyen alim mürekkebi yalayarak yazdığını silmeye çalışmış.

O zamandan ilimle uğraşan bir insanın bir konu hakkında dirsek çürütmesi ve yanlışların bedelini ödeyerek doğrulara ulaşmasını anlatmak için ve okumuş, öğrenim görmüş kültürlü kimseler için mürekkep yalamak deyimi kullanılır.